kâbil


kâbil
(A.)
[ ﻞﺑﺎﻗ ]
1. mümkün.
2. yetenekli.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • kabil — kabíl adj. m., s. m., pl. kabíli ( bili); adj. f., s. f. kabílă, pl. kabíle Trimis de gall, 30.01.2008. Sursa: DOOM 2 …   Dicționar Român

  • kabil — 1. sf., Ar. ḳābil Olabilir, mümkün Ben onu bir göreyim, dedi, kabil mi? P. Safa Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller kabil değil 2. sf., esk., Ar. ḳabīl 1) Türlü, gibi, benzer 2) is. Tür, cins Birleşik Sözler bu kabil …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kabîl — (A.) [ ﻞﻴﺒﻗ ] gibi, benzeri. ♦ kâbil olmak mümkün olmak, elvermek …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • kabil — muhasara, abloka, leşkeri ortaya almak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • KABİL — Gibi, türlü, biraz evvel, az önce. Aşikâr. İleri gelen. Kabul eden. * Sınıf, nevi, soy. * Kefil. * Birbirine muhalif kavimden üç beş kişi …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • kabil — kabul eden; kabul edici; olan; olabilir …   Hukuk Sözlüğü

  • kabil değil — imkânsız, imkânı yok Şu sırta kadar çıkmazsak kabil değil, faciayı tamamıyla göremezsiniz, diyor. F. R. Atay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kâbil-i kıyas — [ سﺎﻴﻗ ﻞﺑﺎﻗ ] kıyaslanabilir, karşılaştırılabilir …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • KABİL-İ EMÂNET — İnsan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • KABİL-İ GAYR-İ TELAKKUH — Gebeliği mümkün olmayan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük